(2709 S. K. m. 129) (YHGK. 02.06.2010 T. 2010/3-309 E. 2010/282 K.) (YHGK. 03.02.2010 T. 2010/3-112 E. 2010/41 K.)
Dava: Dava dilekçesinde 5000 YTL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava, davacı tarafından idare mahkemesine açılan davada davalı kamu görevlisinin sunduğu cevap dilekçesindeki suçlamalar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Anayasanın 129/5. maddesinde, kamu görevlilerinin görev ve yetkilerini kullanırken işledikleri hizmet kusurundan kaynaklanan tazminat davalarının idare aleyhine açılması gerektiği düzenlenmiştir. Kamu görevlilerinin kişisel kusur oluşturan işlemleri Anayasanın 129. maddesi kapsamında değildir.
Dava dilekçesi içeriğinden davacının hizmet kusuruna değil davalının kişisel kusuruna dayanarak tazminat istediği anlaşılmaktadır. Şu durum karşısında işin esası incelenerek kişisel kusur bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve varılacak sonuç çevresinde bir karar verilmesi gerekirken mahkemece husumet yönünden davanın reddedilmesi bozma nedenidir
Sonuç: Bu itibarla temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy