(1086 S. K. m. 83, 87)
Dava dilekçesinde 1745.-YTL tazminatın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, davalı idareye ait termik santralden çıkan kömür tozlarının, müvekkili olan davacıya ait ekili ürünlere zarar verdiğini beyan ederek 1745.-YTL tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili; bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah dilekçesi vererek, müddeabihin artırılmasını talep etmiş, mahkemece bu talep kabul edilmiştir.
Bu nedenle, ıslah kararı hakkında şu açıklamaların yapılmasına gerek görülmüştür.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 83. ve ardından gelen maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini kısmen veya tamamen düzeltilmesine olanak tanıyan bir yoldur.
HUMK'nun 87. maddesinin Müddei ıslah suretiyle müddeabihi tezyit edemez şeklindeki son cümlesi, Anayasa Mahkemesi'nin 07.11.2001 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 20.07.1999 tarihli kararıyla iptal edilmiş ve böylece, davadaki talep sonucunun kısmi ıslah yoluyla artırılması usulen olanaklı hale gelmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, mevcut (Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonraki) yasal durum itibariyle, kısmi davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olan davacının, dilerse, ek dava açmak yerine, saklı tuttuğu alacak bölümü için o (kısmi) dava içerisinde ıslah yoluyla talepte bulunabilmesi mümkündür.
Davacı, dava açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamıştır. Dava dilekçesinde haksız fiilden doğan alacağın tamamı dava edilmiştir. Daha sonra alacağın dava dilekçesinde talep edilen miktardan fazla olduğu anlaşılsa dahi, dava açılırken fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmamış olması halinde, alacağın dava dışı bırakılan kesiminden zımnen feragat edilmiş sayılacağından fazla miktar için yeni bir dava açılamaz.
O halde mahkemece ıslah ile arttırılan miktar için davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu miktarın da tahsiline hükmedilmiş olması doğru olmamıştır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy