(818 S. K. m. 61, 62, 63, 64, 65, 66)
Dava: Dava dilekçesinde 1.500 YTL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, dava dışı Hayri Yararlı'nın davalı Gündüz'e olan borcunu sözlü talimatı ile ödediğini ancak talep etmesine rağmen dava dışı Hayri Yararlı tarafından kendisine ödenmediğini ileri sürerek karşılıksız olarak davalı Gündüz'e ödenen 1500,00 YTL asıl alacak ve 3.235,00 YTL işlemiş faizin tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıya dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacı dava dışı Hayri'nin sözlü talimatı ile kendi borcuna mahsuben 1.500,00 YTL'yi davalıya ödediğini ileri sürmektedir. Ancak, Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı aleyhine dava dışı Hayri tarafından açılan davada bu husus ileri sürülmüş ve yapılan yargılama sonucunda yazılı belge bulunmadığı için Gündüz Alp'e yapılan 1.500,00 YTL ödemenin ispatlanamadığı gerekçesi ile yeniden tahsiline karar verilmiştir.
Yine, Hayrabolu Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/40 sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen davalı Gündüz Alp Eker davacı Yaşar'ın dava dışı Hayri Yararlı'nın kendisine olan borcu nedeniyle 1.500,00 YTL'yi kendisine ödediğini kabul etmektedir.
Kural olarak, vekaleten dava dışı Hayri'nin borcunu ödediğini ileri süren davacı bu alacağını adına hareket ettiği kişiden isteyebilir. Ne var ki, kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile bu alacağın dava dışı Hayri'den tahsili mümkün değildir.
O halde mahkemece, BK. mad.61-66 hükümlerine göre karşılıksız kalan bu paranın davalıdan tahsili gerekirken itibar edilmeyen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy