(2004 S. K. m. 135) (YHGK. 17.11.1999 T. 1999/15-653 E. 1999/965 K.)
Dava dilekçesinde 6.500,00 YTL (ıslahen 12.539,94 YTL) ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili şirketin ihale ile 12.3.2001 tarihinde satın aldığı taşınmaz üzerindeki 15 nolu villayı tahliye emrine rağmen rızaen tahliye etmeyen davalıdan 12.3.2001 tarihinden icraen teslim tarihi olan 20.5.2003 tarihine kadar 6.500,00 YTL ecrimisilin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, villayı 13.11.1995 tarihli sözleşme ile dava dışı yüklenici firmadan satın almak suretiyle malik olduğunu, natamam olan inşaatı kendisinin tamamladığını, ancak elektrik ve suyu bulunmadığından kullanım iddiasının gerçek olmadığını, faydalı masrafların tahsili için dava açtığını, bu iki davanın birleştirilmesini, kendilerine İİK'in 135. maddesi uyarınca ihtar veya bildirim yapılmadan icraen tahliye ettiklerini, kötü niyetli olmadıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kamu düzeninden kaynaklanan imar mevzuatı re'sen göz önünde bulundurulacağından yasaya aykırı biçimde yapılmış ve yasal hale getirilmemiş kaçak bir bina üzerinde var olduğu iddia edilen bir hakkın yasalarca korunması mahkemelerden istenemeyeceği için, bina ruhsatsız olmakla imar kanununa göre korunamayacağı gerekçesiyle (HGK. 17.11.1999 tarih ve 1999/15-653/965 s. ve 15.HD'nin çeşitli içtihatlarına göre) ecrimisil talebinin reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil, kısaca hak sahibi zilyedin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği tazminat olarak tanımlanabilir.
Dava konusu villanın ruhsatsız, kaçak olmasının onun değerini etkileyeceği kuşkusuzdur. Ne var ki davalının yararlandığı, dolayısıyla davacının mülkiyetten kaynaklanan haklarını engellediği ve malikin kullanma yahut kullandırmasına engel olduğu takdirde onun mamelekinde bir eksilmenin (zararın) varlığı asıldır.
O nedenle, ecrimisil istenen dönem yıkım kararının kesinleştiği 4.11.2003 tarihinden önceki döneme ilişkin olmakla, işin esasına girilerek deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca gitmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy