(4721 S. K. m. 683) (2577 S. K. m. 21) ()
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili (Meşki Gen. Müd.), Erçel Köyü-Karaçoban Mevkiinde bulunan ve dava dışı şahıslar adına kayıtlı taşınmazda çıkan su kaynağının, Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünün 1.8.1990 günlü kararı ile su kaynağı intifa hakkının İnsu ve Kocahamzalı Köy Tüzel Kişiliklerine müştereken tahsis edildiğini, 5216 sayılı Kanun gereğince her iki köyün de su ve kanalizasyon idaresinin davacıya verildiğini, Yüksekoluk Köyü'nde yaşayan davalıların bu suyu kullandıkları, hatta kaynağın etrafına özel düzenekler yaptıkları ve suyun akışını engelleyerek sair köyleri susuz bıraktıklarını, bu sebeple davalıların müdahalesinin önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; dava konusu suyun İnsu ve Kocahamzalı köyleri lehine içmesuyu olarak tahsisi edildiği ve bu yolda 22.10.1990 günlü tahsis kararı alındığı, bu durumda suya müdahalenin önlenmesi davasının idari yargıda görülmesi gerektiği belirtilerek görev yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 9.7.2001 gün ve 2001/59-60 ile 18.11.2002 gün ve 2002/47-66 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi; idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ait olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerinde ilişkin olduğu, idarece herhangi bir aynı hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ait özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerince çözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiştir.
Olayda, idareye karşı, idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ait olarak tesis edilmiş bir işleme karşı ya da bu nitelikteki işlem ve eyleminden doğan zararların tazminine yönelik 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 21/1 md. sayılan idari davalardan birisi açılmadığı gibi, özel kişilere karşı idari yargıda dava açılamayacağı gözetilmeden görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, İnsu ve Karahamzalı köylerine tahsisli suya davalılar tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine yönelik bulunan davanın, haksız fiillere ait özel hukuk hükümlerine göre adli yargıda çözümlenmesi gerekir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy