(4721 S. K. m. 176, 331)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, davacı için takdir edilen 75 YTL. yoksulluk nafakasının 150 YTL.'ye, müşterek çocukların her biri için takdir edilen 75 YTL. iştirak nafakalarının ise aylık 100 YTL ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalı kocanın yeniden evlendiği ve bir çocuğunun olduğu gözetilerek, hakkaniyet esaslarına göre davacı kadın ve müşterek çocuk İlyas C. İçin (15 yaş) açılan davanın reddine, diğer müşterek çocuk Tuncay C. için açılan davanın kısmen kabulü ile iştirak nafakasının aylık 85 YTL.'ye çıkartılmasına karar verilmiştir.
Müşterek çocuk Tuncay C. hakkında verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer talepler yönünden ise;
Davada halen ödenmekte olan iştirak ve yoksulluk nafakalarının yetersiz kaldığı ileri sürülerek artırılması talep edilmiş, mahkemece müşterek çocuklardan Tuncay C. için davanın kısmen kabulüne, davacı kadın ile müşterek çocuk İlyas C. yönünden artırım taleplerinin reddine karar verilmiştir.
TMK'nun 331.maddesine göre, durumun değişmesi halinde hakim istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler yine TMK'nun 176.maddesi uyarınca da; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde artırılıp azaltılabilir.
Somut olayda artırılması istenen önceki iştirak ve yoksulluk nafakası 24.11.2004 tarihindeki koşullara göre verilmiştir. Bu dava ise 03.07.2006 tarihinde açılmıştır. Aradan geçen süre içinde tarafların sosyal ve ekonomik koşullarında değişme olduğu davacı kadın ve çocuğun ihtiyaçlarının arttığı bir gerçektir. O nedenle mahkemece, daha önceki davada takdir edilen iştirak ve yoksulluk nafakasının; davacı kadın ile müşterek çocukları İlyas'ın zorunlu ihtiyaçları, ülkenin ekonomik durumu ile enflasyon nedeniyle paranın satın alma gücünün düşmüş olması dikkate alınarak, nafakanın hakkaniyet ölçüsünde bir miktar artırılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy