(4721 S. K. m. 640)
Dava: Dava dilekçesinde 2.700 YTL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, tarafların ortak murisinden kalan evde davalıların 7.5.1989 tarihinden beri oturduklarını, bodrum üzeri iki katlı evin 3/16 hissesinin kendisine ait olduğunu, kira bedeli ödemediklerine öne sürerek, 5 yıllık ecrimisil bedeli olan 2.700,00 YTL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, oturdukları eve 2003 yılından beri çok bakım masrafı yaptıklarını bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, iştirak halinde malik olduğu taşınmazdaki payına düşen ecrimisil bedelinin tahsilini istemiştir.
MK. nun 640. maddesi uyarınca murisin ölümü ile miras mirasçılarına geçmekte ve miras üzerinde de, iştirak halinde mülkiyet hükümleri cereyan etmeye başlamaktadır. Bu mülkiyet rejiminde mirasın bütünü mirasçıların tamamına ait olmakta tüm haklardan oluşan tereke üzerinde iştirak halinde ortaklık devam ettiği sürece mirasçıların bağımsız payları ve tasarruf hakları bulunmamaktadır. Tüm mirasçıların birlikte hareket etmeleri veya miras ortaklığına temsilci atanması gerekir.
Somut olayda davacı mirasçı, diğer mirasçılara karşı kendi hissesine hasren talepte bulunmuştur. Bu durumda üçüncü şahsın kullanımı karşısında uygulanacak yöntemlerin burada uygulama olanağı yoktur. Davacı hissedar diğer mirasçıların muvafakatına lüzum olmadan ve mümessil tayinine gerek bulunmadan taşınmazı kullanan diğer mirasçılara karşı ecrimisile ilişkin dava açıp talep edebilir.
Mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken,yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy