(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde birikmiş 2.000 YTL ecrimisil ile her ay için 700 YTL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalı paydaşın haksız işgali nedeniyle birikmiş 2.000 YTL ecrimisil ile işgalin devamı süresince aylık 700 YTL ecrimisilin tahsili istenilmiş; mahkemece dava tarihine kadar birikmiş ecrimisil ile, dava tarihinden sonrası için aylık ecrimisilin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kural olarak ecrimisil; kötüniyetli zilyedin haksız işgali nedeniyle hak sahibine ödemekle yükümlü olduğu bir tür (haksız fiil benzeri eylem nedeniyle oluşan zarara ait) tazminattır. (TMK m. 995)
Somut olayda, dava konusu taşınmaz tarafların kök murisinden intikal etmiş olup, dosyadaki mevcut 3.1.1975 gün 425 yevmiye numaralı noter onaylı sözleşme içeriğine göre davacı tarafından davalının murislerine temlik edilmiş onlardan da davalıya intikal etmiştir. Uzunca bir süredir de davalı tarafından kullanılagelmiştir. Bu durumda, yapılan anlaşma ve fiili kullanım şekli, paydaşlarca benimsenmiş ve uzunca bir süre buna uyulmuş olmakla ahde vefa gereği, tapuda resmi taksim ya da şüyuun dava yoluyla izale edilmesi veyahut o yerde imar uygulaması ile sona erinceye kadar olduğu gibi korunması gerekir. Dolayısı ile davalının sözleşmeye olan bağlılığı ve uzunca süren kullanım şekline olar güveni çerçevesinde fiilen yararlanması, kötüniyetli ve haksız işgal olarak değerlendirilemez. Bu nedenle mahkemece ecrimisil isteme koşulları bulunmadığı gözetilmeden tazminata karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Kabule göre de, haksız işgal tazminatının dava tarihine kadar gerçekleşmiş kısmının hüküm altına alınması gerekirken, dava tarihinden sonraki dönemler için de aylık ecrimisil belirlenmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy