(818 S. K. m. 66)
Dava: Dava dilekçesinde 5.125,40 YTL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, 1990 yılında bedelini ödeyerek harici satış sözleşmesi ile davalıdan satın aldığı taşınmaz üzerine iyi niyetle ev yaptığını ve kullandığını, tapusunun rızaen verilmemesi üzerine, TMK'nun 724. maddesi uyarınca evin kıymeti arsanın kıymetinden fazla olduğundan tapu iptali ve adına tescil davası açtığını, mahkemece rayiç bedeli mahkeme veznesine depo etmesi üzerine, adına tescile karar verilmekle aynı taşınmaz için iki kez bedeli alan davalı sebepsiz zenginleştiğinden, arsanın dava tarihindeki rayiç bedeli olan 5.125,00 YTL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, satış işlemini davalının eşi gerçekleştirmekle husumetten, olmadığı takdirde sözleşme tarihinden bu dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımının geçmiş olması nedeniyle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, zamanaşımı definin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin bulunduğundan dolayı, zamanaşımı sorununun bu doğrultuda çözümlenmesi gerekmektedir.
BK md. 66'ya göre: iade alacaklısının geri alma hakkının varlığını öğrenmesinden itibaren 1 yıl ve herhalde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 yıl sonra nedensiz zenginleşmeden doğan iade istemi zamanaşımına uğrar. Bir yıllık sürenin başlaması için, iade alacaklısının kendisi aleyhine zenginleşen kişiyi ve zenginleşmenin kapsamını (nedensiz olarak uğranılan malvarlığı azalmasını) bilmesi aranmalıdır.
Sebepsiz zenginleşme olgusunun bedelin ikinci kez ödetilmesi ile gerçekleşmiş olmasına göre zamanaşımının başlangıcı olarak esas alınmalıdır.
Tüm bu olgular göz önünde tutulduğunda, istemin zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile davanın reddedilmiş olması usule, yasaya ve dosyadaki somut olgulara uygun düşmemektedir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy