(818 S. K. m. 248)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 01.12.2006 gününden başlayarak aylık, 25.000 YTL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, 01.12.2006 tarihinden itibaren aylık kiranın 25000 YTL. olarak tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, aylık kiranın 20.600 YTL. olarak tespitine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut kira sözleşmesinin incelenmesinden, 01.04.2003 tarihli olduğu görülmüştür. Mahkeme tarafından taraflar arasında daha önceye dayalı kira sözleşmesinin bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre şartlar değişmedikçe ve özel gelişmelerin varlığı iddia ve ispat edilmedikçe, akdin ilk kurulduğu ya da hak ve nesafet ilkesine göre kira parasının tespit edildiği tarihten sonra 3 yıl için ard arda % 65 ile sınırlı endeks uygulanarak bulunacak kira parasının o dönem için hak ve nesafete uygun ve aşırı olmayan bir kira parası olduğu ilke olarak kabul edilmeli ve ona göre uygulama yapılmalıdır. Üç yıldan sonra ise, taşınmazın boş olarak kiralanması halinde getirebileceği kira parası dikkate alınarak yeni dönemin hak ve nesafete uygun kira parası takdir edilmelidir.
Öyle ise mahkemece, taraflar arasındaki ilk kira ilişkisinin kurulduğu tarih saptanıp, buna ilişkin kira sözleşmesi celbedilerek, tespiti talep edilen kira döneminin niteliğinin belirlenmesinden sonra, yukarıdaki ilke ve esaslar gereğince hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Kabule göre de; taşınmazın boş olarak yeniden kiralanması halinde getirebileceği kira parası belirlenirken bilirkişiler tarafından benzer yerlerin kira sözleşmeleri incelenmeli (re'sen emsal araştırması yapmak ya da taraflardan emsal göstermeleri istenmek suretiyle) dava konusu yer ile ayrı ayrı karşılaştırılmalı, kira parasına etki eden hususlar üzerinde de ayrıca durularak sonuca varılmalıdır. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu bu şekilde hazırlanmadığından rapor karar vermeye dayanak yapılamayacak derecede yetersizdir. Yetersiz rapora göre hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy