(1136 S. K. m. 174) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde 1.941,50 YTL vekalet ücreti alacağı ile 2.500 YTL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davacı avukatın davalıya vekaleten Asliye Hukuk Mahkemesinde nafaka artırım davası ile Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davasını takip ettiği ayrıca nafaka alacaklarının tahsili için icra takibi yaptığı, aralarında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığı, davalının maddi durumunun kötü olması nedeniyle gerekli masrafların da davacı tarafından karşılandığı, davalar ve icra takibi sonuçlandığında davalının vekalet ücretleri ile masrafları ödemeyi taahhüt etmesine rağmen davalının kendisini 02.06.2006 tarihinde haksız bir şekilde azlettiği ileri sürülerek, haksız azil nedeniyle 2.500 YTL manevi tazminat ile 1.941,50 YTL vekalet ücreti ve masraftan oluşan alacaklarının faiziyle birlikte tahsili istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüyle Asliye Hukuk Mahkemesinde takip edilen dava yönünden 400 YTL vekalet ücreti alacağının tahsiline, diğer istemlerin ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının bütün, davacının ise sair temyiz itirazlarının reddi gerektirmiştir.
Ancak Avukatlık Kanununun 174. maddesine göre avukatın haksız olarak azli halinde ücretin tamamı azledilen vekile verilir.
Somut olayda davalı taraf azilnamede gördüğüm lüzum üzerine diyerek davacı vekili azletmiş ancak avukatın hangi kusur veya ihmalinden dolayı onu azlettiğini ispat edememiştir. Bunun yanında cevap dilekçesinde vekalet ücretiyle birlikte yapılan masrafların da dava ve takipler sonuçlandığında vekile ödeneceğini davalı kabul etmiştir.
Mahkemece tüm bu hususlar gözetilmek suretiyle davacı vekilin takip ettiği dava ve icra dosyaları için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre davalıdan talep edebileceği vekalet ücretiyle yaptığı giderler tespit edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy