(2577 S. K. m. 2)
Dava: Dava dilekçesinde 3947 YTL alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde davalının aracının, logar kapağının çıkması neticesinde, hasar gördüğü iddiası ile meydana gelen zararın tahsili amacı ile davalının davacı aleyhine icra takibi yaptığını, takibin kesinleşmesi neticesinde davalıya ödeme yapmak zorunda kaldıklarını,ancak olayda kusurlarının bulunmadığını beyan ederek,ödenen 3947 YTL. alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece,davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İdarenin eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açık olup, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2. maddesinde hangi davaların idari yargı yerinde görüleceği belirtilmiştir. Davalı,gerçek kişidir. Gerçek kişiler aleyhine de idari yargı mercilerinde dava açılamaz. Davacı belediye, özel hukuk ilişkilerinden kaynaklanan hakkına dayalı olarak istemde bulunduğundan uyuşmazlığın özel hukuk hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Eldeki dava 2577 Sayılı Yasanın 2. maddesinde sayılan davalardan olmadığından işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken görevsizlik nedeniyle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy