(4721 S. K. m. 176, 330, 365)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada; tarafların daha önce boşandıkları, kesinleşen boşanma ilamına göre davacı kadın için 250 YTL yoksulluk, müşterek çocuk için 120 YTL iştirak nafakası olmak üzere toplam 370 YTL nafakaya hükmolunduğu ve hükmolunan nafakaların gelecek yıllarda da DİE yayınladığı TÜFE oranında artırılmasına karar verildiği ancak aradan geçen 5 sene gibi uzun bir süre içerisinde nafaka alacaklılarının ihtiyaçlarının artması nedeniyle önceki sabit artışın (TÜFE oranındaki) yetersiz kaldığının ileri sürerek yoksulluk nafakasının aylık 400 YTL, iştirak nafakasının ise aylık 400 YTL'ye yükseltilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece; müşterek çocuğun 21.12.1988 doğumlu olması dikkate alınarak 21.12.2006 tarihinde reşit olduğu; davacının çocuğu açısından aktif dava ehliyetinin bulunmadığı ve müşterek çocuk A. için açılan iştirak nafakası artırım davasının husumet nedeni ile reddine, yoksulluk nafakası yönünden ise önceki davaya konu kesinleşen ilama göre hükmolunan nafakaların gelecek yıllarda da TÜFE oranında artırılmasına karar verildiği, bu gelecek yıllarda ki artırımın kesin hüküm teşkil edeceği ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında da önceye nisbeten değişiklik olmadığı gerekçesiyle kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmolunan nafakaların gelecek yıllarda da artırımına ilişkin TMK 176/4, 330/4, 365/5 maddeleri nazara alındığında; madde gerekçelerinde de belirtildiği gibi, bu hükümler, ekonomik yönden güçsüz olan nafaka alacaklılarının her yıl dava açmak suretiyle emek sarfından ve masraf yapmaktan kurtarılmaları amacıyla getirilmiştir.
Hükmolunan nafakaların gelecek yıllardaki artırımına ilişkin olarak kurulan ve bu konuda kesinleşen önceki hükümler, sonraki davalarda kesin hüküm teşkil etmezler. Zira, sonraki zamanlarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında, ihtiyaçlarında, ülkenin ekonomik yapısında vs. hallerde önemli değişiklik olması hallerinde önceki ilamlardaki hükmolunan gelecek yıllardaki artışa ilişkin değerler veya oranlar sonradan yetersiz kalabilir. Şartların değişmesi halinde nafaka her zaman artırılabilir.
Somut olayda ise, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakaların niteliği, ülkemizdeki son yıllardaki ekonomik göstergelerdeki değişim (TÜİK'in yayınladığı ÜFE, TÜFE artış oranları) nazara alındığında, önceki ilamdaki gelecek yıllardaki artış (TÜFE) hükmüne göre otomatik olarak artan nafaka miktarları şimdilik uygun olup, nafakaların artırılmasını ve önceki ilamdaki artış hükmünün günün koşullarına uyarlanmasını gerektirir olağanüstü bir değişiklik olduğu da dosya içeriği ile anlaşılamadığından davanın reddedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün gerekçesinin HUMK. nun 438/son md. gereğince gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, 14.00 YTL peşin harcın temyiz eden davacıdan mahallinde alınmasına, 04.11.2008 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy