(5718 S. K. m. 58, 59)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada; ayrı yaşamda haklılık iddiasına dayalı olarak davacı için aylık 800 YTL tedbir nafakasına hükmolunması talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, tarafların daha önce İsviçre Devleti Leisten Bölge mahkemesinin A 120 05 52 sayılı 27 Nisan 2006 tarihli kararıyla boşandıkları, bu yabancı mahkeme ilamının verildiği ülkede 08.05.2006 tarihinde kesinleştiği, yabancı ilamın Türkiye'de tanınması için davalı koca tarafından Pülümür Asliye Hukuk Mahkemesine tanıma davası açıldığı, Yargılama sonucunda Pülümür Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/30 E. 2007/21 K. Sayılı ilamıyla tarafların boşanmalarına ilişkin yabancı ilamın tanınmasına karar verildiği, bu ilamın Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nce onandığı, 04.06.2008 tarihinde kesinleştiği, tanınmasına karar verilen yabancı mahkeme ilamlarının kendi ülkesi yasalarına göre kesinleştiği tarihten itibaren hüküm doğuracağı, buna göre de tarafların evliliklerinin yabancı mahkeme ilamının kesinleştiği 08.05.2006 tarihinde son bulduğu, eldeki davanın 20.07.2007 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle evlilik son bulduğundan tedbir nafakası yükümlülüğü de ortadan kalkacağından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanunu'nun tanıma başlığı adı altındaki 58/1. maddesinde, yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tesbitine bağlıdır
hükmü, aynı yasanın 59. maddesinde de yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisi yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder hükmü yer almaktadır.
Yukarıda anılan yasa maddeleri ve dosyadaki mahkeme kararının gerekçesini teyit eden deliller nazara alındığında kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur. Hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 01.12.2008 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy