(4721 S. K. m. 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların 31.01.2006 tarihinde boşandıklarını, boşanma kararı ile davalıya aylık 200 YTL yoksulluk nafakası bağladığını, kararın kesinleştiğini; ancak, davalının; Meteoroloji Genel müdürlüğü Gündüz Bakım evi ve kreşinde ücretli olarak çalıştığını, sosyal güvencesinin bulunduğunu iddia ederek; yoksulluk nafakası alma şartları ortadan kalkmış bulunduğundan, nafakanın kaldırılmasına ya da azaltılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; yoksulluk nafakasının hükme bağlandığı tarihte de aynı işyerinde çalıştığını, ekonomik ve sosyal durumunda bir değişiklik olmadığını, üstelik ev kirası ve diğer giderlerinin arttığını, çocuklarına baktığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkeme; Tarafların mali ve sosyal durumları araştırılmış, yapılan araştırma sonucunda davacının Meteoroloji'den emekli olduğu, emekli maaşı dışında herhangi bir gelirinin olmadığı, davalının duruşmadaki beyanında Ankara Meteoroloji Genel Müdürlüğü Kreş ve Bakım evi şirketinde sigortalı olarak çalıştığı, aylık 630.00 YTL gelirinin olduğu, bu şekilde davalının gelirinin davacının gelirinden daha fazla olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
TMK'nun 176/3/4. maddesine göre İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir
Somut olayda, taraflar yaklaşık 20 yıllık evlilikten sonra şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmışlar, bu boşanma dava dosyasında; davacı kocanın emekli olduğu, davalı kadının ise sigortalı olarak Kreş ve Bakım evinde çalıştığı; buna rağmen, kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedildiği, kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiğini anlaşılmaktadır.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemelere göre iradın hangi şartlarda kendiliğinden ya da mahkemece kaldırılabileceği açıklıkla ifade edildiği gibi, nafakanın artırılması, azaltılması ya da tümüyle kaldırılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi öngörülmüştür.
Hakkaniyet bir bakıma adaleti deyimler. Fakat; sevgi, anlayış ve hoşgörü duygularıyla paylaştırıcı ve denkleştirici davranmak, adaletli davranmaktan daha başka ve daha ileri de bir anlam taşır.
Davalı; kadın; (boşanma davasında) asgari ücretle çalışmış olduğu halde; hakkaniyet ilkesi gereği yoksulluk nafakası almaya hak kazanmış olup, taraflar arasında denkleştirici adil bir durum oluşturulmuştur. Bundan sonra, dava tarihine kadar tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında bu dengeyi olağanüstü düzeyde bozacak değişme ve gelişme olmamıştır. O halde, mevcut yoksulluk nafakası artırılmasa bile mevcut haliyle korunması; başta kurulan adil dengenin hakkaniyet gereği sürdürülebilir olması için şarttır. Bu itibarla, yoksulluk nafakasının kaldırılması doğru ve hakkaniyete uygun bulunmamıştır.
Kabule göre de, davacının ne kadar emekli maaşı aldığı Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünden sorulup, saptanmamıştır. Hükmedilen nafakayı ödeyecek ekonomik gücünün olup olmadığı denetime imkan verecek nitelikte araştırılıp, tartışmalı; oluşacak sonuç dairesinde hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy