(4721 S. K. m. 176) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, tarafların boşandıkları, boşanma sonucunda davalı eş kadın yararına 250 YTL yoksulluk nafakasına hükmolunduğu, ancak, boşanma sonrası davalıya babasından yetim aylığı bağlandığı bu duruma göre de davalının yoksulluğunun ortadan kalktığı iddia olunarak yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece; boşanma sonrasında davalının aylık 176 YTL yetim aylığı almaya başladığı, bu miktarın davalıya yoksulluktan kurtarmayacağı, nafakanın kaldırılmasının uygun olmayacağı, ancak, davalının elde ettiği gelir itibariyle nafakanın bir miktar indirilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının aylık 250 YTL'den aylık 125 YTL'ye indirilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere ve özelliklede kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı (koca) tarafın tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı (kadın) tarafın temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
TMK.nun 176. maddesine göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi yada tarafların birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması yada haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 7.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı ilamında da kabul edildiği gibi ...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki; Hukuk Genel Kurulunun yerleşik kararlarında Asgari ücretle çalışılmakta bulunulması yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir (HGK.7.10.1998 gün 1998/2-656 E., 1998/688 K., 26.12.2001 gün 2001/2-1158-1185 Karar sayılı kararları)
Hukuk Genel Kurulunun 28.2.2007 tarih ve 2007/3-84 E. - 95 Karar sayılı ilamında da Asgari Ücretle çalışılmakta bulunulması yoksulluğu ortadan kaldıracak bir olgu olarak ta kabul edilmemiştir.
Dosyada elde edilen delillerden, davacının polis memuru olarak görev yaptığı davalının ise ev hanımı olup yalnızca babasından 176 YTL yetim aylığı aldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda ise; davalının babasından dolayı aldığı yetim aylığı ile nafaka toplam asgari ücretin de altındadır. Nafakanın indirilmesi koşulları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının indirilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy