(4721 S. K. m. 197)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; tarafların evli oldukları ve bu evlilikten 2003 doğumlu Edanur isminde müşterek kız çocuklarının dünyaya geldiği, tarafların, davalının (kocanın) ailesi ile birlikte aynı evde oturdukları, bağımsız konutlarının bulunmadığı, davalı ve ailesi tarafından davacının devamlı hor görüldüğü ve dışlandığı, haksız yere kovularak baba evine gönderildiği, tarafların halen ayrı yaşadıkları ileri sürülerek, ayrı yaşamda haklılık iddiasına dayalı olarak davacı eş kadın için aylık 750 YTL, davacı yanında kalan müşterek çocuk için ise aylık 350 YTL tedbir nafakası talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, ayrı yaşamakta haklılık olgusunun sabit olmadığı gerekçesiyle davacı kadın yönünden davanın reddine, müşterek çocuk yönünden ise davanın kısmen kabulü ile çocuk için aylık 100 YTL tedbir nafakasına hükmolunmuş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, TMK 197. maddesine göre ayrı yaşamakta haklı olan eş diğer eşten tedbir nafakası talebinde bulunabilir.
Somut olayda ise, her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir. Dava tarihi itibariyle tarafların davalının ailesi ile birlikte aynı konutta ikamet ettikleri, bağımsız konutun bulunmadığı tüm dosya içeriğine göre sabittir. Yine davacı tanıklarının beyanlarından açıkça anlaşıldığı gibi, davalının davacı ile birlikte yaşamak istememesi nedeniyle davacının haksız olarak baba evine gönderildiği de sabittir. Bu durumda bağımsız konut temin edilmeyen ve haksız yere baba evine gönderilen davacı ayrı yaşamakta haklıdır. Ayrı yaşamakta haklı olan davacı kadın için hakkaniyete uygun bir miktar tedbir nafakasına hükmolunması gerekirken, yazılı şekilde yanlış değerlendirme sonucunda davacı eş kadın yönünden davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy