(2004 S. K. m. 72) (4721 S. K. m. 174, 175) (4787 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 7)
Dava: Dava dilekçesinde Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün 2006/2653 E. sayılı dosyasında borçlu bulunmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup, gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, tarafların 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/112-2001/164 sayılı kararı ile boşandıklarını, maddi ve manevi tazminat ile nafakanın hüküm altına alındığını, ilamın davalı tarafından takibe konulduğunu ve toplam 6.808,16.YTL'nin tahsilinin istenildiğini, oysa davalının isteği üzerine birlikte yaşadığı oğlunun banka hesabına 8.625.YTL ödeme yapıldığını, buna rağmen davalının kötü niyetli olarak icra takibi gerçekleştirdiğini belirtmek suretiyle, borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi uyarınca; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabı ile (3. kısmı hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un kapsamındaki Aile Hukukundan doğan dava ve işler aile mahkemelerinde görülür.
İİK'nun 72. maddesinde anılan menfi tespit davası, icra takibinden önce veya takip sırasında açılan, her iki durumda da genel hükümlere tabi bir davadır. İcra İflas Yasası da göreve ilişkin özel bir hüküm içermemektedir.
Nafaka ve tazminat borcunun ödendiği ileri sürülerek açılan menfi tespit davasında borcun sebebi TMK 174 ve 175. maddelerine dayanmakta ve dolayısıyla Aile Hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Borç Aile Hukukundan doğduğuna göre, açılan bu davaya 4787 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince, aile mahkemesinde bakılması gerekmektedir.
Mahkemece, görev hususu düşünülmeksizin işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy