(4721 S. K. m. 175, 176, 330) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı (k.davalı) tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Asıl davada, yoksulluk nafakası ve müşterek çocuk S.'in iştirak nafakasının zaman içerisinde ihtiyaçları karşılamadığı ileri sürülerek yoksulluk nafakasının aylık 250 YTL'den aylık 500 YTL'ye, iştirak nafakasının ise aylık 100 YTL'den aylık 600 YTL'ye çıkartılması talep ve dava edilmiştir.
Birleşen davada ise, davalı kadının ölen önceki eşinden maaş aldığı, yoksulluğun ortadan kalktığı iddia olunarak 250 YTL yoksulluk nafakasının kaldırılması talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, asıl davanın iştirak nafakasının artırımına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile iştirak nafakasının 100 YTL'den aylık 400 YTL'ye çıkartılmasına, asıl davanın yoksulluk nafakasının artırımı ve birleşen dava olan yoksulluk nafakasının kaldırımı davası yönünden ise, davacı kadının önceki ölen eşinden dul aylığı aldığı ve düzenli gelirinin bulunduğu gerekçesiyle, yoksulluk nafakası artırımının reddine, yoksulluk nafakası kaldırımının kabulüyle, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, önceki bu ilam, taraflarca temyiz edilmiş, temyiz sonucunda ise dairemizin 30.10.2007 tarihli 2007/17191 E -2007/15762 K sayılı ilamıyla, koca tarafın tüm temyiz itirazlarının reddine, kadın tarafın temyiz itirazları yönünden ise, iştirak nafakası artırımının kısmen kabulüne ve yoksulluk nafakası artırımının reddine yönelik olarak kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden bu yönden onanmasına karar verilmiş, kaldırılan yoksulluk nafakası yönünden ise, davalı kadının önceki ölen ilk eşinden dava tarihi itibariyle ne kadar maaş aldığı ilgili resmi kurumlardan (emekli sandığı vs.) resmen sorulup tam olarak tesbit edilip, tarafların elde ettiği gelirler karşılaştırılarak davalı kadının yoksulluktan kurtulup kurtulmadığı araştırılıp tartışılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması nedeniyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, bozma sonucunda, davalı kadının ölen eşinden 367 YTL maaş aldığı ve tarafların mali durumları nazara alındığında yoksulluğun ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı (kadın) tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada elde edilen delillerden, davalı kadının ölen eşinden 367 YTL maaş aldığı başka gelirinin bulunmadığı, davalının subay pilot olarak görev yaptığı 2.600 YTL maaşının bulunduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda ise, bozma ilamında da detaylı şekilde bahsedildiği gibi yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre asgari ücret seviyesinde gelirin bulunması yoksulluğu ortadan kaldırmaz. Davalının eski eşinden aldığı aylık 367 YTL dul aylığı asgari ücretin de altındadır. Bu miktar kadını yoksulluktan kurtarmadığı gibi nafakanın kaldırılmasını da gerektirmez. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yoksulluk nafakasının kaldırılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy