(2004 S. K. m. 72) (4787 S. K. m. 4) (4721 S. K. m. 182, 327)
Dava: Dava dilekçesinde 3777 YTL nafaka alacağının tahsili için yapılan takip ile borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, nafaka borcunun bulunmadığının tespiti istenilmiş, mahkemece, davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabı ile 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki aile hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür.
Dava, İİK'nun 72. maddesine dayanan menfi tespit istemi olup, genel hükümlere tabidir. İcra İflas yasasında göreve ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
Nafaka borcunun bulunmadığının tespitine yönelik davada; TMK'nun 182/2, 327 ve devamı maddelerinden kaynaklandığı ve dolayısı ile Aile Hukukuna ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Borç, aile hukukundan (nafaka yükümlülüğünden) doğduğuna göre; açılan bu davanın 4787 sayılı yasanın 4. maddesi gereğince; Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir.
O halde mahkemece, nafakaya ilişen ve aile hukukundan kaynaklanan davaya Aile Mahkemesinde bakılması gerektiği gerekçesi ile davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy