(4721 S. K. m. 169, 197)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, ayrı yaşamda haklılık iddiasına dayalı olarak davacı eş (kadın) için aylık 700 YTL tedbir nafakası talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece; ayrı yaşamakta haklılık olgusu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada elde edilen delillerden; mahkemece de duruşma sırasında incelendiği gibi; bu tedbir nafakası davasından yaklaşık 50 gün sonra davalı (koca) tarafından davacı (kadın) aleyhine Sarıkaya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/287 E. sayılı dosyasıyla boşanma davası açılmış olup, boşanma davasının halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
TMK. 169.maddesinde boşanma ve ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçinmesine, eşlerin malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır hükmü yer almaktadır.
Kural olarak, TMK. 197.maddesine göre tedbir nafakasına hükmolunabilmesi için, nafaka isteyen tarafın ayrı yaşamakta haklı olduğunun ispat edilmesi gerekir.
TMK. 169. maddesine göre ise; boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşam hakkı doğar. Bu durumda da nafakaya hükmolunması için ayrı yaşamda haklılık olgusu aranmaz. Hakim tarafından re'sen nafakaya hükmolunur.
Somut olayda ise; eldeki dava 31.10.2007 tarihinde, boşanma davası ise 18.12.2007 tarihinde açılmıştır. Boşanma dosyasında ise, kadın lehine tedbir nafakasına da hükmolunmamıştır. Bu halde de boşanma davası açılmakla davacı kadın için ayrı yaşama hakkı oluştuğundan, ayrıca ayrı yaşamakta haklılık olgusu aranmayacağından kadın yararına hakkaniyete uygun bir miktarda nafakaya hükmolunması gerekirken yanlış değerlendirme sonucunda yazılı şekilde davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy