(2004 S. K. m. 19, 62, 67) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde 2.275.TL. alacak için itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 2005 yılı Ocak-Kasım aylarına ilişkin aidat borcunu ödemediğinden bahisle 1.550. TL'nin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının davacı yönetime borcu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; icra takip dosyasında davalı tarafından ödeme emrine 7 günlük sürede itiraz edilmediği için takibin kesinleştiğinden ve bu nedenle kesinleşmiş icra takibine karşı itirazın iptali davası açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temiz etmiştir.
Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü'nün 2005/6277 E. sayılı icra takip dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 29.11.2005 tarihli ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 06.01.2006 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı tarafından 16.01.2006 tarihinde itiraz dilekçesi verildiği anlaşılmaktadır. İtirazın iptali davası (İİK m. 67) takip alacaklısı tarafından, ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılır. Burada borçlunun 7 gün içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması gerekir. Borçlu İİK m. 62/1 gereğince 7 gün içinde ödeme emrine itiraz etmezse (veya süresi geçtikten sonra itiraz etmiş veya itiraz geçersiz ise) bu durumda ilamsız icra takibi kesinleştiğinden alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı yoktur.
Ancak, dosyada davalının ödeme emrini 06.01.2006 tarihinde tebellüğ ettiği, 7 günlük süresinin 13.01.2006 tarihinde dolmasına rağmen 13.01.2006 tarihinin (Cuma) bayram tatili olduğu anlaşıldığından, sürenin İİK'in 19/3. ve 4. maddesi gereğince bir müddetin sonuncu günü resmi tatil gününe rastlarsa, müddet tatili takip eden işgünü tatil saatinde biter hükmüne göre 16.01.2006 pazartesi günü mesai saati bitiminde itiraz süresi sona ermektedir.
O halde, davalının 16.01.2006 tarihinde yaptığı itirazın süresinde olduğu belirlendiğine göre mahkemece; itirazın iptali davasının esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy