(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 10.860 YTL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada; davacının hissedarı olduğu taşınmazın davalı tarafından işgal edildiği ileri sürülerek, 2002 yılından 2005 yılı sonuna kadar tahakkuk eden 10.500 YTL ecrimisilin fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak faiziyle birlikte tahsili istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 4.840 YTL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak, paydaşlar intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. Ecrimisil istenilen taşınmazı bizzat kullanan paydaştan ecrimisil talep edilebilmesi için, ecrimisil istenilen süreden önce davacının taşınmazdan ya da gelirinden yararlanma isteğini işgalde bulunan paydaşa bildirmesi gerekmektedir.
Dava dilekçesinde; davalının davaya konu daireyi 2002'den beri işgal ettiği ileri sürülmüştür. Davalı ise; taşınmazın murise ait olduğunu, kendisinin bu evde murise baktığını, murisin 2002 yılında ölümünden sonra da davacının hiç bir şekilde ihtar çekip ecrimisil istemediğini savunmuştur.
Dosyada mevcut tapu kaydına göre; dava konusu taşınmazın tamamının Salih İşler adına kayıtlı iken, intikalen 2/4 hissenin davacı adına 1/4 hissenin ise davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
O halde; mahkemece öncelikle murise ait veraset ilamı dosyaya celbedilerek ölün tarihi tespit edilmelidir. Murisin ölümünden sonra davacının taşınmazdan yararlanma isteğini davalıya bildirip bildirmediği yani intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği de usulünce araştırılıp saptanmalıdır.
İntifadan men dava şartı olduğundan bu şartın gerçekleştiğinin anlaşılması halinde intifadan men tarihi esas alınarak ecrimisile hükmedilmelidir. Aksi halde ise, yani intifadan men koşulunun gerçekleşmediğinin tespiti halinde ise davanın redddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy