(2918 S. K. m. 20)
Dava: Dava dilekçesinde 3.002 YTL alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı Mehmet Ertürk tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Dava dilekçesinde; davacının trafikte davalı Mehmet adına kayıtlı olan aracı 7.5.2006 tarihinde diğer davalı Ramazan'dan haricen satın aldığı, karşılığında 1.900 YTL para ödediği, yine aracın vergi borçlarını ödeyip bir kısım tamiratlarını yaptırdığı, buna rağmen trafikte devrinin yapılmadığı, bu arada aracın trafikten men edilip polis tarafından otoparka çekildiği ileri sürülerek satış bedeli, sigorta bedeli ve tamirat giderlerinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın tahsili istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Mehmet E. tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından; trafikte davalı Mehmet adına kayıtlı olan aracın haricen diğer davalı Ramazan'a satıldığı, onun da yine 7.5.2006 tarihli sözleşmeyle aynı aracı haricen davacıya sattığı anlaşılmaktadır.
Araç alım-satımına ilişkin sözleşme, resmi şekilde yapılmadığı için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesi gereğince geçersizdir. Bu durumda davacının geçersiz sözleşme nedeniyle ödediği satış bedelini isteyebileceği açık ise de; davacı ile hükmü temyiz eden davalı arasında geçersiz de olsa herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Davacının satış bedelini aracı satın aldığı diğer davalıya ödediği de sabittir.
O halde; satış bedelinden davalı Mehmet'in sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Takip talebinde satış bedeli dışındaki diğer alacak istemleri yönünden ise, davacıdan delilleri sorulup, toplandıktan sonra sonucu itibariyle bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy