(1086 S. K. m. 73) (7201 S. K. m. 21) (Tebligat Tüzüğü m. 28, 30)
Dava: Dava dilekçesinde 35 XXX XX plakalı aracın aynen iadesi; olmaz ise bedeli olan 4.000.-YTL'nin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalı Mehmet yönünden kısmen kabulü, diğer davalı yönünden ise reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı Mehmet tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kararı
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, davacının aracını satmak ve bedelini kendisine ödemek koşuluyla davalı Mehmet'e vekaletname verdiği, davalının aracı 28.12.2003'te dava dışı bir şahsa, onun da diğer davalıya sattığı, ancak satış bedelinin kendisine ödenmediği ileri sürülerek, aracın aynen iadesi; olmaz ise 4.000.-YTL alacağın satım tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsili istenilmiştir.
Mahkemece davanın davalı Talip yönünden reddine, satış bedeli olan 3.846.-YTL alacağın ise davalı Mehmet'ten tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı Mehmet tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez.
Gösterilen adreste bulunmayanlara tebligatın ne şekilde tebligat yapılacağı Tebligat Kanunu'nun 21 ve Tüzüğün 28. maddesinde gösterilmiştir. Kanunda belirtilen bu şekil geçerlilik koşuludur. Tebligat Kanunu'nun 21 ve Tüzüğün 30/2. maddesinde 2 numaralı örneğin kapıya yapıştırılması dışında, durumu muhataba duyurması için, en yakın komşulardan birine varsa yönetici veya kapıcıya bildirim yapılması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, davalıya çıkarılan davetiyede böyle bir bildirimin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
O halde yapılan tebligat geçersiz olup, usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadan savunma hakkını kısıtlar şekilde yargılama yapılarak hüküm tesisi doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy