(4721 S. K. m. 185, 186, 197) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Dava dilekçesinde; yanların 2007 yılında evlendikleri, kısa bir süre sonra davalının nedensiz yere evi terkettiği, davacının da ailesinin yanında kaldığı ileri sürülerek işi ve geliri bulunmayan davacı lehine tedbir nafakasına hükmedilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; tarafların evlendikten sonra sürekli olarak didiştikleri, davacının iki kez intihar girişiminde bulunduğu, eşine bıçakla saldırdığı ve vurduğu, ayrıca evini de terkederek baba evine gittiği, bütün bu olaylar nedeniyle davacının kusurlu olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 186/3. maddesi uyarınca eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.
Aynı yasanın 197/2. maddesine göre de; birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Eşlerden biri haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi üzerine de yukarıdaki istemlerde bulunabilir (TMK. md. 197/3).
Somut olayda; davalının nedensiz yere evi terkettiği ileri sürülmüş, davalı da davacının psikolojik sorunları nedeniyle evliliğin çekilmez hale geldiğini, bunun üzerine evden ayrılmak zorunda kaldığını savunmuştur.
Ancak, TMK. nun 185/son maddesi uyarınca Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar. Bu hüküm gereğince eşler birbirine sadakat gösterip yardımcı olmak, tasa ve kıvancı birlikte paylaşmalıdırlar. Tarafların henüz yeni evli olmalarına rağmen davacının bir takım psikolojik sorunları nedeniyle iki kez intihar girişiminde bulunduğu davalının da kabulündedir. Eşinin hastalığı nedeniyle ona yeterli desteği vermeyip evinden ayrılan davalının bu tutumu doğru değildir. TMK. nun 197/3. maddesinde ...ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi üzerine de nafakaya talebinde bulunulabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda davacının hastalığı nedeniyle ortak hayatın olanaksız hale geldiği kabul edilerek işi ve geliri olmayan davacı lehine uygun bir miktar nafakaya hükmedilmesi gerekirken, istemin tümden reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy