(4721 S. K. m. 169, 197)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada; boşanma davasının redle sonuçlandığı, halen tarafların ayrı yaşadığını ileri sürülerek davacı eş için boşanma davasında takdir edilen 100 YTL tedbir nafakasının 350 YTL artırılması talep edilmiş mahkemece; "Taraflar arasındaki boşanma davası henüz kesinleşmediğinden kesinleşmeyen ve derdest olan bu dosyada takdir edilen tedbir nafakasının yeni açılan bir başka davada artırımına karar vermek olanaklı değildir ve davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğunu kanıtlayamadığı" gerekçesiyle davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada elde edilen delillerden; mahkemece de duruşma sırasında incelendiği gibi bu tedbir nafakasından önce davalı (koca) tarafından davacı (kadın) aleyhine Antalya 2. Aile Mahkemesinin 2006/718-2007/133 esas sayılı dosyasıyla boşanma davası açılmış olup, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin bozma ilamı (26.01.2007 tarih 2005/15907 E. - 2006/377 K.) uyularak redle sonuçlanmış boşanma davası halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
TMK. 169.maddesinde "boşanma ve ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçinmesine, eşlerin malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen" alır" hükmü yer almaktadır.
Kural olarak, TMK. 197.maddesine göre tedbir nafakasına hükmolunabilmesi için, nafaka isteyen tarafın ayrı yaşamakta haklı olduğunun ispat edilmesi gerekir.
TMK. 169. maddesine göre ise; boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşam hakkı doğar. Bu durumda da nafakaya hükmolunması için ayrı yaşamda haklılık olgusu aranmaz. Hakim tarafından re'sen nafakaya hükmolunur.
Somut olayda dava 17.05.2007 tarihinde, boşanma davası ise 23.05.2003 tarihinde açılmıştır. Boşanma davasında kadın lehine tedbir nafakası hükmolunmuş olması bu nafakanın ayrı bir davada yükseltilmesine engel oluşturmaz. Boşanma davası açılmakla davacı kadın için ayrı yaşama hakkı doğduğundan ayrıca ayrı yaşamakta haklılık olgusu aranmamalı kadın yararına hakkaniyete uygun bir miktarda nafakaya hükmolunmalıdır. Yanlış değerlendirme sonucunda yazılı şekilde davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.01.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy