(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 19.600,00 YTL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, 135 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki dairede 1/2 pay sahibi olduğu halde, boşanma davası açıldığından bu yana eski eşi davalının evin tamamını kullandığını beyanla, boşanma davasının açılma tarihinden (07.03.2003), bu dava (27.05.2007) tarihine kadar payına düşen toplam 19.600.00 YTL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, müşterek evi terkederek boşanma davası açan davacının boşanma davasından önce veya sonra kullanma isteğini bildirmediğini, intifadan men koşullarının oluşmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece intifadan men'e ilişkin yazılı bir belge bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden; tarafların 1988 yılında evlendikleri, dava konusu taşınmazı 1/2'şer hisseli olarak 14.08.1995 yılında satın aldıkları, davacının boşanma davasını açtığı 07.03.2003 tarihine kadar birlikte yaşadıkları, boşanma davasında, davalı kocanın kusurlu davranışları nedeniyle tarafların 15.06.2004 tarihinde boşanmalarına karar verildiği ve 08.02.2005 tarihinde 2. Hukuk Dairesi tarafından onanan kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Paydaşlar kural olarak, intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men şartının gerçekleştiği tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir.
Dinlenilen tanık anlatımlarından, davacı kadının velayeti davalı babada olan kızına iştirak nafakası ödemekle sorumlu tutulduğu, davalı birikmiş nafakalar için 2004 yılında icra takibi yapınca davacının da evin kullanımını sana bıraktım, halen icraya koyuyorsun, bende kira istiyorum, hatta dava açacağım dediğini duydukları anlaşılmıştır.
O halde, mahkemece intifadan men tarihinin kesin olarak saptanması için davacı tanıkları tekrar dinlenmeli, tarih açıklığa kavuşturulmalı ve bu tarihten sonrası için hesaplanacak ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, intifadan men koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy