(4721 S. K. m. 329)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı ayrı yaşamada haklı olduğunu iddia ederek kendisi ve yanında bulunan müşterek çocukları için tedbir nafakası talep etmiş, mahkemece, ayrı yaşamada haklılık ispatlanamadığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Davacının ayrı yaşamada haklı olduğunu ispat edemediği mahkemece saptanmıştır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, eş için talep edilen tedbir nafakasının reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, davacı yanında bulunan müşterek çocuk için de tedbir nafakası talep etmiştir.
TMK'nun 329/1. maddesi Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir. hükmünü getirmiştir.
Anılan madde hükmü karşısında tarafların mali ve sosyal durumlarına uygun olarak hakkaniyet gereğince müşterek çocuk için nafakaya hükmedilmesi gerekirken bu talebinde reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy