(818 S. K. m. 61) (4721 S. K. m. 227)
Dava: Dava dilekçesinde 5.000 YTL maddi tazminat (ıslahla 32.500 YTL), 5.000 YTL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 1.004 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 19.02.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ NEDENİYLE YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ÇORLU
2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2006/69
KARAR NO: 2008/11
Dav acı vekili tarafından davalı aleyhine açılan işbu davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 07.03.2006 tarihli dava dilekçesi ile, davacı ile davalının 22 yıl önce Bulgaristan'da evlenip Türkiye'ye gelmeden önce 2 çocuklu olarak boşandıklarını, davalının 1989 yılında Türkiye'ye geldiğini, 3 yıl sonra 1992 yılında eski eşi davacıyı ve 2 çocuğunu getirttiğini, Türkiye'de tekrar evleneceklerini söylediğini, tarafların birlikte davalının babası H.D.'a ait arsa üzerine 3 katlı bina inşa ettiklerini, bu süreçte davacının 2 erkek çocuğu ile birlikte çalışıp kazandıkları parayı eve yatırdıklarını, davalının ise bazen çalışıp bazen işsiz gezdiğini, evin yapıldığı arsanın davalının ölen babası H.D. adına tapuda kayıtlı olup davalının evi satma hazırlığı içinde olduğunu, davacının evlenme vaadiyle kandırılarak maddi manevi, cinsel, ekonomik açıdan sömürüldüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 YTL maddi, 5.000,00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili iddiaların doğru olmadığını, evin davalı ve davalının babası tarafından yaptırıldığını, evlenmeyi kabul etmeyenin davacının kendisi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Maddi tazminat istemine konu olan evin bulunduğu arsanın tapu kaydı getirtilerek incelenmiş, tarafların sosyal ve ekonomik durumları araştırılmış, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2005/5005 hz. sayılı dosyası getirtilerek incelenmiş, ibraz edilen inşaat ruhsatı incelenmiş, Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü'nden davalının babası Hüseyin Durmaz'a yapılan ödeme miktarı araştırılmış, davacının çalıştığı işyerinden yıllar itibariyle ücret detay bilgileri getirtilmiş, davacı tanıkları ve davalı tanıkları dinlenilmiş, mahallinde keşif yapılmıştır.
Davacı tanıkları S.D. ve H.D. ifadelerinde, davacı ile davalının kendilerinin anne babası olduğunu, Bulgaristan'da iken boşandıklarını, Türkiye'ye geldikten sonra tekrar birlikte yaşamaya başladıklarını, Bulgaristan'dan Türkiye'ye geldiklerinden bu yana davacının sürekli çalıştığını, davalının değişik işlerde çalışıp zaman zaman işsiz kaldığını, davacının Çorlu'da Dinateks Fabrikası'nda çalıştığını, davalının babası adına tapuda kayıtlı arsa üzerine davacı ile davalının birlikte kazançları ile ev yapıldığını, davalının babası H.D.'ın vefat ettiğini, davalının davacıyı evlenme vaadiyle Türkiye'ye çağırdığını, daha sonra evlenmekten vazgeçtiğini, halen dava konusu evde oturduklarını, davacı ile davalının dışarıya karşı kendilerini karı-koca gibi tanıttıkların beyan etmişlerdir.
Davalının babası tapu maliki H.D. adına Bulgaristan Milli Sigorta Enstitüsü'nce bağlanan aylıklara ilişkin olarak birikmiş ödeme ve aylık tutarları, SSK Yurtdışı İşçi Hizmetleri Daire Başkanlığı'ndan sorulmuş olup gelen yazı cevabında H.D.'ın veraset ilamının ekli olduğu, H.D.'ın 13.07.2004 tarihinde vefat etmiş olması sebebiyle geride T.D.ve Z.H.'nın mirasçı olarak kaldıkları, H.D.'ın Bulgaristan'dan aldığı yaşlılık aylığı ile ilgili bilgilerin belirtildiği anlaşılmıştır.
Davalı tanıkları M.S. ve N.T. ifadelerinde, davacı ile davalının Bulgaristan'da boşandıklarını, davalının babası H.D. ile birlikte Türkiye'ye geldiğini, H.D.'ın Bulgaristan'daki evini satıp ayrıca Bulgaristan'dan aldığı toplu emeklilik parası ile birlikte Çorlu'daki arsayı aldığını, davalı ile birlikte üzerine ev yaptıklarını, davacının evin yapımına katkısı olup olmadığını bilmediklerini ancak tarafların karı-koca gibi yaşadıklarını, davacının davalı ile tekrar evlenmek istemediğini beyan etmişlerdir.
İnşaat Mühendisi ve mülk bilirkişisi raporlarında, dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın arsa değeri hariç değerinin dava tarihi itibariyle 65.000 YTL olduğunu belirtmiştir.
Davacı vekili 29.01.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile davacının maddi tazminat talebinin arsa üzerindeki inşaata katkıları sebebiyle istenildiğini belirterek dava değerini artırarak toplam 32.500 YTL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya kapsamında mevcut tüm delil ve belgeler değerlendirildiğinde, davacı ile davalının Bulgaristan'da evli iken boşandıkları, Türkiye'ye farklı tarihlerde gelerek Türk vatandaşlığına geçtikleri ve Türkiye'de müşterek evliliklerinden olan 2 çocukları ile birlikte yaşadıkları, davalının ölen babası H.D. adına tapuda kayıtlı taşınmaz üzerine birlikte çalışarak ev yaptıkları, davacının maddi tazminat talebinin arsa üzerindeki inşaatın yapımına katkı sebebine dayandığı, tarafların evli olmadıkları, bu sebeple maddi tazminat talebinin nedensiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirmesi gerektiği, davalının arsa maliki H.D.'ın mirasçısı olup nedensiz zenginleşmeden dolayı davacının katkısı miktarı kadar tazminattan sorumlu olduğu, nedensiz zenginleşmede geri verme borcunun zenginleşmenin geçersiz bir nedene dayanması durumunda derhal geleceğe yönelik bir neden bulunuyorsa onun oluşmadığı an, var olan bir neden varsa onun ortadan kalktığı zaman doğmuş sayılması gerektiği, evin yapımında dinlenen tanık ifadeleri, ekonomik durum araştırması, belediyeden alınan ruhsatın H.D. adına olması durumu değerlendirildiğinde, davacı ile birlikte davalının ve davalının babası H.D.'ın da katkısının bulunduğu, Medeni Kanun'un edinilmiş mallara katılma rejimi ile ilgili hükümlerinin kıyasen uygulanması sonucunda dava tarihi itibariyle inşaatın rayiç değeri üzerinden davacının 1/3 hissesi oranında hesaplanan 21.667 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği kanaatiyle davanın maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, faiz talebinde bulunulmamış olması da dikkate alınarak 21.667 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının reşit olup kendi isteği ile davalı ile birlikte karı-koca hayatı yaşadığı, davalının davacı ile evlenmemesinin davacının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı kanaatiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulüne,
21.667,00 YTL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine,
Peşin ve ıslah sonucu yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 663,10 YTL harcın davalıdan tahsiline,
Davacı tarafından peşin ve ıslah sonucu yatırılan 507,00 YTL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 328,90 YTL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 190,00 YTL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı duruşmalarda vekili ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.466,70 YTL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı duruşmalarda vekili ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.800.00 YTL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı yasa yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 29.01.2008 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy