(818 S. K. m. 61)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde 20.000.00 YTL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı vekili geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacı ve vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14:00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kâğıtlar okunarak, tetkik hâkiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili bankanın M. Şubesinde çalışan dava dışı personelin, pazarlama bölümünde görev yapmakta iken müşteri hesaplarından kendi hesaplarına ve başka hesaplara para aktararak; usulsüz işlemler yapmak suretiyle bankayı ve müşterilerini zarara uğrattığını, bu yolla zarara uğrayan her bir hesap sahibinin zararlarının faizleri ile birlikte banka tarafından karşılandığını, bankanın kanuni halef durumuna geçtiğini; bu nedenle, davalıya haksız olarak havale yolu ile ödenen 20.000 YTL'nin işleyecek faiziyle birlikte sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; olay tarihinde evini dava dışı 3. kişiye sattığını, bedelinin bir kısmını peşin aldığını kalan kısmını (48.000 YTL'yi) tahsil etmek için alıcıyla birlikte sözü edilen bankaya gittiklerini, banka memurunun kendilerine nakit bulunmadığını beyan ederek, adınıza hesap açalım, alıcı hesabından aktarma yapalım dediğini, bu öneriyi kabul ederek adına hesap açtırdığını ve araya hafta sonu girdiğinden hesabına aktarılan parayı pazartesi çektiğini; kendisinin banka memurunun eylemi ile bir ilgisinin olmadığını, sattığı evin parasını tahsil etmesi nedeniyle de sebepsiz zenginleşmesinin de söz konusu olamayacağını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece: ...Bilirkişi raporunda, olayda; davalının kusuru veya bir katkısı bulunmadığından sorumluluğu bulunmadığı belirtilmiş ise de, rapora itibar edilmemiş, davalıya haksız olarak ödenen 20.000.00 YTL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir, gerekçesiyle davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davada, davalının hesabına usulsüz aktarılan parayı; haksız tahsil ettiği iddia olunarak, sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacak istenilmektedir.
Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek bir tarafın malvarlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. Davanın dayanağını teşkil eden (usulsüz) para aktarımından dolayı davalının bir zenginleşmesi varsa sorumluluğu yoluna gidilecektir.
Sebepsiz zenginleşmeden söz edebilmek için, bir kimsenin diğer bir kimsenin aleyhine zenginleşmesi ve bu zenginleşme ile fakirleşme arasında illiyet bağının bulunması, bundan ayrı, kişinin zenginleşmesinin de haklı bir sebebinin bulunmaması gerekir.
Somut olayımızda, bilirkişi heyeti raporunda da belirtildiği gibi; davalı dairesini satmış ve satış günü bankada adına para transferi yapılmış olup, bu husus yaşamın olağan akışına uygundur. Davacı banka görevlisi tarafından yasa dışı yöntemlerle hesabına para transferi yapılması olayında, davalının; banka görevlisiyle işbirliği içinde olduğu hususu kanıtlanmış değildir. Bu itibarla, davacı bankanın zararının oluşumunda davalının bir katkısının olmadığı; adına açılan hesaptan aldığı paranın bir kısmının (20.000 YTL'nin) banka memurunun usulsüz işlemi nedeniyle dava dışı kişinin (mudilerden birinin) hesabından aktarılmış olmasının, davalının sebepsiz zenginleştiği anlamına da gelmeyeceği kabul edilmelidir.
Mahkemece, olaydan dolayı davalının nedensiz zenginleşmesinin bulunup bulunmadığı tartışılıp değerlendirilmeden, bilirkişi raporuna da aykırı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 27.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy