(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Dava dilekçesinde 4.300 YTL'lik takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının eczacı olup Bağ-kur sigortalısı olan davalı hastaya ilaç verdiğini, ancak ilaç bedelini davalının ödemediğini, bu bedelin tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, ilaçları teslim alanın kendisi değil, hastane olduğunu, Bağ-Kur'un o tarihte hangi ilaçları ödeyip ödemeyeceğinin belli olup, bunu davacı eczacının bilmesi gerektiğini, bu nedenle de sorumlu olmadığını ifade etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, davacı eczacı tarafından, sosyal güvencesi bulunan davalı hastaya temin edilen ilacın davalı hasta tarafından ödenip ödenmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davalı, Bağ-kur sigortalısı olup, genel kural gereğince, hastanın eczaneden aldığı ilaçların, Bağ-kur tarafından ödenmesi esastır. Dava açılmadan önce, davacı, dava dışı Bağ-Kur'a müracaat etmiş, ancak Bağ-kur tarafından "yapılan inceleme neticesinde, uygun görülmediği" gerekçesi ile davacının ödeme talebi reddedilmiştir.
Toplanan delillere göre, davacı ile davalı arasında ilaç alımı nedeni ile bir satış akdi kurulduğu kanıtlanamamış ise de davalı da bu ilacı davacıdan alarak kullandığına göre, artık sebepsiz zenginleşme esaslarına göre davalıdan bu ilaç bedelinin tahsili istenebilecektir.
Ancak, öncelikle, davalının sosyal güvenlik kurumu olan Bağ-Kur'un ödeme yükümlülüğü esas olduğundan, mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde, ilacın verildiği tarih itibariyle dava dışı Bağ-Kur'un, ilaç bedelini ödeme yükümlülüğü bulunup bulunmadığı (kurum tarafından ödenecek ilaçlardan olup olmadığı) hususlarının saptanıp, eğer dava dışı Bağ-kur tarafından ödenmesi gereken ilaçlardan ise davanın reddine karar verilmesi, aksi takdirde sebepsiz zenginleşme esaslarına göre, davalı hastadan tahsili cihetine gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy