(1086 S. K. m. 38, 43)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 01.01.2005 gününden başlayarak aylık 1.948,83.YTL olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kararı
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, 01.01.2005 tarihinde başlayan döneme ilişkin aylık kira parasının tespiti istenilmiştir.
Mahkemece; davacı Saffer tarafından kiralayan sıfatıyla açılan davanın, bu şahsın vefat etmesi ve mirasçıları yönünden davanın davacı vekilince atiye terk edilmesi dikkate alındığından, taşınmazın iştirak halindeki mülkiyet esaslarına göre yönetilmesi gerektiği, yine Ali, Mahiye gibi iştirak halindeki maliklerin davaya muvafakati sağlanmadığı gerekçe gösterilerek, usulüne uygun taraf teşkili sağlanmamış olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kira tespiti davasını, kira sözleşmesini yapan taraflar açabileceği gibi, o taşınmazın maliki veya paydaşlarından her biri de açabilir. Kiralanan, iştirak halinde mülkiyete konu ise, tüm mirasçıların birlikte dava açmaları veya açılan davaya katılmaları yahut izin belgesi vermeleri ya da miras şirketine mümessil tayini ile mümkündür. Kiralanan müşterek mülkiyete tabi ise, her paydaş kendi payı oranında kira parasının tespitini isteyebilir.
Somut olayda dava konusu taşınmaz çok paydaşlı, aynı zamanda müşterek ve iştirak halinde malikleri bulunan bir taşınmazdır. Davacı vekili, hem kiralayan sıfatıyla Saffer, hem de müşterek malikler adına dava açarak kira parasının tespitini talep etmiştir.
Bu durum karşısında, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar göz önünde bulundurularak, davayı vekille takip eden müşterek maliklerin payları oranında kira parasının tespitini talep edebileceği göz önünde bulundurulmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy