(4721 S. K. m. 177) (1086 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Mahkemece; 4721 Sayılı TMK'nın 177. maddesi ile Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısı (davacı) nın yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir hükmü düzenlenerek kesin yetki kuralı konulduğunda bahisle, mahkemenin yetkisizliği cihetine gidilmiştir. Oysa, sözü edilen maddede konulan yetki kuralı genel nitelikli bir düzenlemeyi içermekte olup davacı nafaka alacaklısına seçimlik bir hak tanımaktadır. Davacı; dilerse kendi yerleşim yeri mahkemesinde davasını açabilecek, dilerse davalının ikametgahı mahkemesinde (HUMK'un 9. maddesi gereğince) davasını açabilecektir. Davacıyı kendi ikametgahında dava açmaya zorlamak, zayıf durumda bulunan nafaka alacaklısını zor durumda bırakmak olur ki kanun koyucunun özel yetki kuralını koymaktaki amacı nafaka alacaklısını korumak içindir. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında da TMK'nın 177. maddesinde düzenlenen yetki kuralının kesin yetki kuralı niteliğinde olmadığı kabul edilmiş bulunmaktadır. Mahkemenin yetkisizliğe ilişkin hükmü açıklanan nedenlerle doğru değil ise de; bu hususta temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usule ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 14.07.2008 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy