(4787 S. K. m. 4) (4721 S. K. m. 169, 197, 199, 995)
Dava: Dava dilekçesinde 8.000 YTL ecrimisilin, faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, tarafların evli oldukları ve davacıya ait bulunan konutun davalı koca tarafından tümüyle tek başına kullanımı nedeniyle ecrimisil istenilmiştir.
Aile Mahkemesinde açılan davada, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalının kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargıma Usullerine Dair Yasa'nın değişik 4. maddesine göre iş bu mahkemelerin görevleri üç bent halinde belirtilmiş olup, buna göre; kural olarak aile hukukundan doğan dava ve işlere Aile Mahkemelerinde bakılır. Ne var ki aile hukukundan doğma ölçütü, karı koca arasındaki hangi türden olursa olsun tüm uyuşmazlıkları içine almamaktadır. Evliliğin genel hükümleriyle ilgili bölümde yer alan 194. madde (aile konutu için yapılacak işlemde diğer eşin rızasının alınmaması halinde Hakime başvurma imkanına ilişkin) düzenleme yine Aile Mahkemesinin görev alanında bulunmakla birlikte, bu maddeye göre yapılacak işlem eşler arasındaki mal rejimine ilişkin bulunmamaktadır. TMK. 169 ve 197. maddelerindeki barınmaya dair koruyucu önlemler alınıncaya kadar bir ön tedbir niteliğinde ve Hakimin kararına kadar aile konutunun hak sahibi eş tarafından konuttan çıkarılmasını önlemeye yöneliktir. Örneğin, hüküm boşanma sonuçlanıncaya kadar evi terk eden eşin ve çocukların aile konutunda kalacaklarına karar verebileceği gibi, aile konutu üzerinde tasarrufta bulunmasını da TMK. md. 199 gereği diğer eşin rızasına bağlayabilir.
Somut olayda dava konusu taşınmaz, taraflar evlilik birliğini sürdürürken aile konutu olarak kullanılmış olup, 25.07.2002 -25.05.2003 tarihleri arasında davalı eş kullanmıştır. Belirtilen bu tarihler için ecrimisil istenilmektedir.
TMK'nın 995. maddesinde; iyi niyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması (işgali) yönünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde ettiği veya elde etmeyi ihmal etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.
Uygulamada haksız işgal tazminatı ya da ecrimisil olarak adlandırılan uyuşmazlıklar Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Yasa (TMK'nın 2. kitabında yapılan gönderme) kapsamında kalmamaktadır.
Böylece uyuşmazlık Aile Hukuku'na ilişkin bulunmadığı gibi, TMK'nın 2. kitabındaki düzenleme içinde yer almadığına göre; davalıya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy