(4721 S. K. m. 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile boşandıklarını, kendisi için aylık 100,00 TL yoksulluk nafakası bağlandığını, aylık 225,00 TL olarak belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacının 08.08.2008 tarihinde evlendiği bu durumda nafakanın artırılmasını istemekte hukuki yararı kalmadığı gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında görülen boşanma davasında mahkemece tarafların boşanmalarına ve davacı için 75,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. 2004 tarihi için yoksulluk nafakası artırım davası sonucunda 100,00 TL'ye çıkartılmıştır.
TMK.nun 176/3-4.maddesine göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya yoksulluk nafakası, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde artırılabilir veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yine, davacı, nafaka davasını 14.01.2008 tarihinde açmış olup 08.08.2008 tarihinde yeniden evlenmiştir.
O halde mahkemece, davanın esasına girilerek, nafakanın TÜİK tarafından belirlenen ÜFE oranında artırılmasına ve bu miktardan davalının 08.08.2008 tarihine kadar sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine ilişkin hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy