(4721 S. K. m. 175)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kararı:
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesi ile; davalı (koca) tarafından açılan boşanma davasının red ile sonuçlandığını, halen ayrı ev açıp müvekkilini almadığını ve evlilik birliğinin kendisine yüklediği görevleri yerine getirmediğini beyan ile müvekkili için 450,00-TL. tedbir nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davalının boşanmanın reddinden sonra bir araya gelmek için teşebbüste bulunduğu, davacının kabul etmediği, bu nedenle ayrı yaşama hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında görülen boşanma davası, kocanın müstakil bir ev temin etme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden ve kusurundan dolayı red edilmiş olup, hüküm kesinleşmiştir.
Gerek boşanma kararına göre, gerekse dinlenen tanık beyanlarından; davalının, dava tarihine göre bağımsız ev açmadığı, gelip eşini götürmediği ve bu hususta davet veya ihtarı olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacı eş ayrı yaşamakta haklı olup, mahkemece davacının geçimi için gerekli, davalının geliri ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy