(4721 S. K. m. 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kararı
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, davalıya aylık 250 YTL. yoksulluk nafakası ödendiğini, ancak davalının bir işte çalışmaya başladığını beyan ederek yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ise davalının çalıştığı işyerinden ayrıldığını, ancak bu defa da evlenme olmaksızın evliymiş gibi yaşamaya başladığını beyan ederek, talebini yinelemiştir.
Mahkemece, davalı kadının evlilik dışı birlikte yaşamaya başladığı kabul edilerek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
TMK'nun 176/3-4.maddesine göre: "İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir."
Yargılama sırasında yaptırılan zabıta araştırmasında "komşulardan bazılarının beyanlarına göre davalının bir başkası ile gayri resmi evlendiği, ancak kiminle evli olduğu ve nerede ikamet ettiğinin bilinemediği anlaşılmıştır." denilmektedir.
Bu yetersiz ve dayanağı olmayan araştırma dışında, dosyada davalı kadının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşadığına dair herhangi bir delil bulunmamaktadır.
Öyle ise mahkemece, davacı tarafa davalının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşadığı hususundaki iddiasını ispata yarayan delilleri sorularak, eğer gerçekten evlilik dışı birlikteliği gerçekleşmiş ise, yazılı şekilde hüküm tesisi, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de Aksaray 1. Aile Mahkemesinin 2006/524 E-2007/201 K. sayılı kararı temyiz incelenmesinden geçerek 19.01.2009 tarihinde kesinleşmiş anılan kararda tarafların boşanmalarına ve 250 TL olan tedbir nafakasının karar kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilmiştir. Dava tarihinde boşanma davasına ilişkin dava dosyasında 12.04.2007 tarihinde tarafların boşanmalarına ilişkin verilmiş karar kesinleşmeden 20.11.2007 tarihinde bu dava açılmıştır. Dava tarihinde nafaka tedbir nafakası mahiyetinde olup kararın 19.01.2009 tarihinde kesinleşmesi ile yoksulluk nafakasına dönüştüğüne göre anılan kararın kesin hüküm olması gözardı edilerek nafakanın dava tarihi 20.11.2007 tarihinden itibaren kaldırılmasına karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Mahkemece iddianın sabit olması halinde boşanma kararının kesinleşme tarihi olan 19.01.2009 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru bulunmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy