(4721 S. K. m. 364, 365)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kararı:
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalı baba için 2007/167-154 sayılı dosyada hükmedilen 350,00 YTL yardım nafakasının, davacının beyin ameliyatı geçirmesi nedeniyle çalışma gücünü kaybetmesi, iflas etmiş olmasından dolayı da ödeme gücünün kalmamış olması gerekçesiyle kaldırılması istenilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
TMK'nun 364.maddesine göre; "herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoy ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür."
Yine 365.maddesi uyarınca iş bu nafaka davasının, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılması gerekmektedir.
Somut olayda, bu davadan önce görülen ve indirilen nafakaya dair Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/167-154 sayılı davasında verilen karar kesinleşmemiştir. Öncelikle o kararı kesinleştirmek üzere davacıya süre verilmesi gerekirken sonucu beklenmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre ise; davada sadece davacının ve davalının ekonomik ve sosyal durumu araştırılarak sonuca gidilmiş olup; dosyada mevcut nüfus kaydına göre, davalının mirasçılıkta davacı ile aynı derecede bulunan onüç çocuğu daha bulunmaktadır. Tanık beyanlarına göre, davalının köyde genç ve çalışan çocukları ile birlikte yaşadığı ve nüfus kaydına göre 2022 sayılı yasaya göre maaş aldığı anlaşılmasına göre bu hususların incelemesiz bırakılması suretiyle eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde, mahkemece; davalının diğer çocuklarının da ekonomik ve sosyal durumlarının araştırılarak yardım kudretlerinin olup olmadığı tespit edilerek, yardım edebilecek güçte olduklarının anlaşılması halinde, davacının sağlık durumu ve ödeme gücüne göre hissesine düşecek miktara indirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy