(4721 S. K. m. 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada 2004 yılında hükmedilen yoksulluk nafakasının 2008 tarihi itibariyle artırılması istenilmiş; mahkemece, aynı doğrultuda 2006 yılında açılan davanın nafakanın artırılma koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle reddedildiği ve kararın Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği, aynı şekilde davacının çalıştığı işyerinden kardeşinin talebi üzerine ayrıldığı böylece çalışma imkanı varken çalışmadığı gerekçesiyle istemin tümüyle reddine karar verilmiştir.
TMK'nun 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir.
Yoksulluk nafakasının artırılması talebinin reddi yoksulluğun önemli ölçüde ve kalıcı biçimde azalması halinde olanaklıdır. Zira yoksulluk nafakasında esas olan nafakaya hakkı olanın yoksulluğunun giderilmesidir.
Somut olayda da, davacının sabit ve güvenceli bir işi ve asgari ücretin üzerinde bir geliri bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ayrıca boşanma kararı ile birlikte takdir edilen 100 YTL yoksulluk nafakasının geçen yıllar içinde satınalma gücünü yitirmesi ve davacının ihtiyaçlarının doğal olarak artışı sonucunda değerinin düştüğü de bir gerçektir. Günün ekonomik gelişmeleri de gözetildiğinde bir iş imkanı bulmasının da zor olduğu bilinen gerçektir. Dava tarihine kadar geçen süreçte gerçekleşen ekonomik göstergelere göre nafakanın en azından ÜFE oranında artırılması gerektiği değerlendirilmeden istemin tümüyle reddi hakkaniyete uygun bulunmamıştır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy