(2004 S. K. m. 67) (4721 S. K. m. 693)
Dava: Dava dilekçesinde 3.532,60, YTL alacak için itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kararı
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların babasından kalan 1 nolu dairenin davalı tarafından kullanıldığını, davacının kendi payına düşen kira bedelini talep etmesine rağmen ödeme yapılmadığından bahisle Eylül 2003 tarihinden Ocak 2006 tarihine kadar 3.532,60.YTL ecrimisil bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiş, mahkemece; icra takibinden önce intifadan men koşulunun gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Kural olarak, paydaşlar intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi için, talepte bulunan paydaşın taşınmazdan yararlanma isteğini karşı tarafa iletmiş olmasına rağmen, karşı tarafın taşınmazdaki payını aşan oranda taşınmaz üzerinde tasarrufa devam etmesi yeterli olup, fiilen men edilme eyleminin varlığının sübutu gerekmez. İntifadan men koşulu yemin dahil her türlü delil ile ispatlanabilir.
Davacının, taşınmazdan yararlanma dileğinin açıklanması niteliğinde bulunan ve daha evvel davacı tarafından davalı aleyhine 26.06.2003 tarihinde başlatılan Ekim 2002 - Haziran 2003 tarihleri için 1.125. YTL daire kullanım bedeli (ecrimisil) istemli 2003/2504 E. sayılı icra takip dosyası ile intifadan men koşulunun oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda davada Eylül 2003 tarihinden Ocak 2006 tarihleri için talep edilen 3.532,60. YTL ecrimisil bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinden önce intifadan men koşulunun gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece; bu dönem için taşınmazın (davacının payına göre) getirebileceği ecrimisil bedelinin uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenerek oluşacak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy