(4721 S. K. m. 4, 86, 197)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile daha önce davalı (kadın) lehine hükmedilen 300 YTL tedbir nafakasının davalının emekli maaşını almaya başlaması nedeniyle kaldırılmasını veya 50 YTL indirilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalının düzenli geliri bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü cihetine gidilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
TMK. 197/2 maddesine göre; birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır. Aynı kanunun 186/3. maddesinde ise; Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.
Somut olayda davacı (koca) ayda 615.00 YTL, davalı (kadın) ise ayda 642.00 YTL maaş aldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan davada olduğu gibi davalının belirli düzeyde de olsa emekli maaşı olması ve sosyal güvencesinin bulunması (ihtiyaçlarını giderecek seviyede değilse) ayrı yaşamada haklı olan eşin nafaka talep etmesine engel değildir. Ne var ki bu koşullarda tedbir edilecek nafaka "hakkaniyet" ölçüsünde bir miktar olmalıdır.
Ayrıca HGK. yerleşik kararlarında "asgari ücretle çalışmakta bulunulmasının insanca yaşayıp geçinme olanağı sağlamayacağı" özellikle vurgulanmıştır.
Mahkemece; yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözetilerek, TMK'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkeside dikkate alınarak ayrı yaşamada haklı olduğu kabul edilmiş bulunan davalı (kadın) için ödenmekte olan tedbir nafakasının uygun bir miktarda indirilerek hükmedilmesi gerekirken, davalının gelirinin davacı (koca) dan daha çok olduğundan söz edilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy