(4721 S. K. m. 328, 364, 365)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kararı
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, vekili dilekçesi ile; müvekkilinin, davalının kızı olup davalıdan 1.100.00 TL iştirak nafakası almakta iken reşit olması nedeniyle nafakasının kesildiğini; 15.08.2007 tarihi itibariyle Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarımı bölümüne kaydını yaptırdığını, davalı babanın yardımına ihtiyaç bulunduğunu ileri sürerek; aylık 4.000.00 TL yardım nafakasının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 29.06.2008 dava tarihinden itibaren aylık 2.000.00 TL nafakanın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 364.maddesine göre; "Herkes, yardım etmediği taktirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. 365.maddesinin 2.fıkrasında ise; "Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir." düzenlemesi yer almıştır. Yine, aynı kanunun 328.maddesinin 2.fıkrasında; "Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullarına göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler." denilmektedir.
Somut olayda, davacı (kız) davalı babasından üniversitede okuduğundan bahisle nafaka istemektedir. Oysa, davacının annesi de bulunmaktadır. Nafaka yükümlülüğü bakımından anne davalı baba ile aynı sırada yer almaktadır. Hakim, nafaka yükümlüsünün bir veya birden çok olması halinde, bunlardan hangisinden nafaka istenebileceğini veya birkaç nafaka yükümlüsünün her birinin yükümlü olduğu nafaka miktarını hakkaniyete göre belirleyeceği gibi, nafakanın miktarını durum ve koşullara göre hakkaniyet ölçüsünde kaldırabilir veya azaltabilir (TMK'nun 365/3.maddesi).
O halde, mahkemece; öncelikle davalının tüm gelir durumu tam ve sağlıklı olarak araştırılmalı davacının annesinin gelir durumu da araştırılıp saptanmalı yukarıdaki hükümler doğrultusunda her birinin yükümlü olduğu nafaka miktarı hakkaniyete uygun olacak şekilde belirlenmeli; bundan sonra, davalı babanın sorumluluğuna düşen ve ödemesi gereken nafaka miktarı hüküm altına alınmalıdır. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; yargılama masraflarının, kabul ve red edilen miktarlar nazara alınarak taraflar arasında paylaştırılmamış olması da doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy