(1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, Sakarya 2.Aile Mahkemesinin 2005/812 E-2006/587 K. sayılı boşanma (ve birleştirilen tedbir nafakasının artırılması) dosyasında artırılarak hükmedilen 200 TL tedbir nafakasının yetersiz kaldığını belirterek, aylık 400 TL'na çıkartılmasını ve kararın kesinleşme tarihinden itibaren yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yoksulluk nafakası talebi yönünden;
1-Aile Mahkemesinin 2005/812 E-2006/587 K ve 8.6.2006 tarih ve 11.2.2009 tarihinde kesinleşen davasında davacının yoksulluk nafakası talebi bulunmadığı ve bu yönde karar verilmeden kesinleşmiş olduğu gerekçe gösterilerek bu talep reddedilmiştir.
Tedbir nafakası talebi yönünden ise, yine1.Aile Mahkemesinin yukarıda belirtilen dosyasında hükmedilen tedbir nafakasının da boşanma kararının kesinleşmesi ile 11.2.2009 tarihinde kendiliğinden sona ereceği gerekçe gösterilerek reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, tüm dosya içeriğine göre; 23.11.2005 tarihinde 1.Aile Mahkemesinin 2005/812 E. ile açılan boşanma davası, 19.10.2005 tarihinde açılan tedbir nafakasının artırılması davası ile birleştirilmiş, 8.11.2006 tarihinde verilen kararla tarafların boşanmalarına, tedbir nafakasının artırılmasına hükmedilmiştir.
Davacı, 13.12.2007 tarihinde bu davayı açarak, tedbir nafakasının artırılması ve yoksulluk nafakası olarak devamını istemiştir.
Bu durum karşısında, mahkemece boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,08.10.2009 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy