(1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kararı
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili 16.4.2004 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalının 1990 yılında evlendiklerini ve bu evliliklerinden K. ve Z. isimli iki müşterek çocuklarının olduğunu, davalının 2000 yılında cezaevine girdiğini ve halen Uşak Cezaevinde hükümlü olduğunu, müvekkilinin düzenli bir gelirinin olmadığını, bu nedenle müvekkili yararına aylık 200,00 YTL, müşterek çocuklar için ise ayrı ayrı 150,00 YTL tedbir nafakalarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı dilekçelerinde özetle, davacının kendi eşi olamayacağını, eşinin kimliğini kullanan bir kişi olabileceğini ve amacının da kendisinden para almak olduğunu iddia etmiştir.
Davalı vasisi S. A. duruşmadaki beyanlarında, açılan davayı kabul etmediğini, davalının halen Uşak Cezaevinde olduğunu ve nafaka ödeyecek durumunun olmadığını, davacının ise nerede olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının adli yardım talebini içerir dilekçesinde Simav Asliye Hukuk Mahkemesinde 2006/284 esas sayılı boşanma davası olduğunu belirttiği ve bu nedenle yardım talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
HUMK.nun 45. maddesine göre: "Aynı mahkemede görülmekte olan davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir. "
Mahkemece, davalının nafaka isteyen davacıyı tanımadığı savunması nedeniyle bu yönün açıklığa kavuşturulması yönünden önemli olduğu gözetilerek, Simav Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 2006/284 esas sayılı boşanma dava dosyası getirilerek incelenmek suretiyle gerektiğinde birleştirme hususunun düşünülmemesi,
Bunların dışında, hükümlü olan davalı ısrarla "Nevşehir'de ikametgah adresi göstererek dava açan davacının kendi eşi olmadığını, bu kişinin Simav'da kola bayisi olan E. isimli kişi ile Hamza Özcan Sokak, Nezire Tancun Apt. No:9/2 adresinde yaşadığını belirtmiş olmasına ve davalı tarafından bildirilen bu adreste yaşayan E. A.'ın davacı tanığı olarak dinlenmesine rağmen davacının iddia edilen bu adreste yaşayıp yaşamadığı araştırılmadan, eksik araştırma ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy