(4721 S. K. m. 4, 186, 197)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, davalının Romanya'da fırın işlettiğini, 2006 yılında kendisini ve müşterek çocuklarını Türkiye'ye bırakıp gittiğini, hiç ilgilenmediğini öne sürerek, kendisi için aylık 600,00-TL., müşterek çocukları M. Y. için aylık 400,00-TL., K. S. için aylık 200,00-TL.tedbir nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının kendi rızası ile gelip Romanya'ya dönmediği, ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispat edemediğinden davacının tedbir nafakası talebinin reddine, müşterek çocuklar M.Y. S. E. ve K. S. E. için dava tarihinden itibaren ayrı ayrı aylık 200,00'er TL. tedbir nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
TMK.nun 197/2.maddesine göre birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır. Aynı Kanunun 186/3.maddesinde ise "eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar".
Somut olayda, davacı anne ve babasıyla kalmaktadır. Davalı, davacıyı almaya gelmemiş, arayıp sormamıştır. Davacı ayrı yaşamakta haklıdır.
Mahkemece; yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözetilerek, TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak ayrı yaşamakta haklı olduğu anlaşılan davacı kadın için de uygun bir tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, davacı yönünden yazılı gerekçeler ile davanın reddi şeklinde hüküm tesisi bozmayı gerektirir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy