(4721 S. K. m. 327)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı 15.05.2009 tarihli dilekçesi ile; davalıdan, müşterek çocuklar F. ve S. için iştirak nafakasının tahsilini istemiştir.
Mahkemece davacı ile davalı arasında cereyan eden 19 Mayıs Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile) 2008/130 esas, 2009/37 karar sayılı boşanma davasının sonuçlandığını, temyiz inceleme aşamasında olduğu, çocuklar için talep edilen nafaka isteminin reddedildiğinden de söz edilerek derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
19 Mayıs Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile) 2008/130-2009/37 Karar sayılı boşanma davasının davacısı İ. H., davalısı E. H. olup feragat nedeniyle davanın reddine, tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir. (19.3.2009)
Boşanma davasına ilişkin karar 19.03.2009 tarihli olup, davacı çocukları F. ve S. için bu davayı 15.05.2009 tarihinde açmıştır. Dava tarihinden itibaren nafakaya hükmedileceğinden halen temyiz incelemesinde olan boşanma davasından söz edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Medeni Kanunun 327/1. maddesi uyarınca ana - babanın küçük çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderleri karşılamakla mükellef olmasına göre ve davacı anne yanında kaldığı kanıtlandığı takdirde çocuklar için nafakaya hükmedilmesi gerekir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy