(4721 S. K. m. 329, 337)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, evlilik dışı doğan müşterek 3 çocuk için 1.000,00 er YTL iştirak nafakası istenilmiş; davalı vekili davanın reddini savunmuş, mahkemece, istemin 230,00 ar YTL için kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK'nun 337. maddesine göre; Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir. Aynı şekilde, küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir (md.329).
Somut olayda, davalı babaya ait ait aile nüfus kayıt tablosuna göre, anneleri davacı olan küçükler K. K., H. B., S., M. davalı baba hanesine tanınmak suretiyle 12.5.1997 tarihinde tescil edilmişlerdir. Ancak, davacı K. K. ve H. B.'yı aynı doğum tarihi ile kendi hanesine 25.4.2006 tarihinde Y. ve B. olarak kayıt ettirmiş ve davalının iddiasına göre sahte pasaportla ve davalı babadan izinsiz olarak yurt dışına çıkarmıştır.
Hükmün davadaki talep gibi lehine nafaka istenen çocukların davalı baba hanesindeki ismi ile kurulması gerekir. Mahkemece nafaka hükmü talep dışına çıkılarak çocukların anne hanesindeki isimlerine göre kurulmuştur. Mahkemece baba ve anne hanesindeki farklı isimlere ilişkin çelişki giderilmeden hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve bozma sebebine göre şimdilik diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy