(4721 S. K. m. 176) (YİBK. 10.04.1992 T. 1991/7 E. 1992//4 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili; davacı baba ile anne arasında görülen boşanma davasında hazırlanan protokol ile her yılbaşında % 50 oranında artırılmak üzere müşterek çocukları olan davalıya davacının aylık 250 YTL yardım nafakası ödemesinin kararlaştırıldığını, üniversite eğitimini bitiren davalının ikinci bir üniversitede yeniden eğitime başlamak suretiyle mahkemece sağlanan yardım nafakası hakkını suistimal ettiğini, % 50 artış şartı ile aylık 845 YTL'ye ulaşan nafakanın devamının davacıyı ekonomik yıkıma uğratacağını belirterek nafakanın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının da onayı ile Gazi Üniversitesi Biyoloji Fakültesinde sürdürmekte olduğu eğitimini yarıda bırakarak yeniden üniversite sınavına giren ve İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümünü kazanan davalının halen 2. sınıfta eğitimine devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının halen üniversitede öğrenim gördüğü, bu nedenle davacı babanın nafaka yükümlülüğünün öğrenim süresince devam edeceği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen hüküm; dairemizin 21.10.2008 tarih ve 2008/12515 E. 17462 K. sayılı ilamı ile " Mahkemece, davacının sosyal ve ekonomik durumu ile davalının ihtiyaçları karşılaştırılarak, önceki nafaka takdirinde kurulan dengeyi koruyucu, davalının ihtiyaçlarını asgari ölçüde karşılayacak, davacının geliri ile de orantılı olacak şekilde (annenin yükümlülüğü de gözetilerek) "hakkaniyete" uygun nafakanın yeniden belirlenmesi ve artış oranının da ÜFE(TEFE)'ye çevrilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece; bozmaya uyulmuş, yeniden yapılan yargılama sonucunda; yardım nafakasının 600 TL'ye indirilmesine karar verilmiş ise de varılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Zira mahkemece kısa kararda; "
yardım nafakasının ayda 600 TL'ye indirilmesine," şeklinde hüküm kurulmasına rağmen, gerekçeli kararda; "
yardım nafakasının ayda 600 TL'ye indirilmesine, % 50 artış oranının kaldırılarak nafakanın bu şekilde uyarlanmasına," şeklinde hüküm kurulmak suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
10.04.1992 gün ve 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan İçtihat gereğince, kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar (ve dairemizin 21.10.2008 tarih ve 2008/12515 E. 17462 K. sayılı ilamı) gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy