(4721 S. K. m. 176)
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalının maaşlı işe başladığı ileri sürülerek 2007 yılında bağlanan yoksulluk nafakasının kaldırılması istenilmiştir.
Mahkemece, nafaka alacaklısı kadının sigortalı olarak çalışarak asgari ücret seviyesinde gelir elde ettiği, nafaka borçlusu kocanın ise gelirinin bulunmadığı, bu durumda davacı kadının yoksulluğunun ortadan kalktığı gerekçesiyle yoksulluk nafakası kaldırımı davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK. nun 176.maddesine göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi yada tarafların birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması yada haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Davalıya ödenen nafakanın anılan hüküm uyarınca kaldırılmasına karar verilebilmesi için artan yahut oluşan gelirin sürekli ve güvenli bir gelir olması lüzumu vardır.
Somut olayda, davalı ücretli olarak çalışmaktadır. Davacı dava dilekçesinde her ne kadar işsiz kaldığını beyan etmiş ise de, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden 1/5 şirket hissesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının gelir durumu ve yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözönüne alındığında davalı kadının çalışmaya başlaması ancak yoksulluk nafakası miktarının belirlenmesinde ölçü olarak alınmalıdır. Bu halde hakimin nafaka miktarının indirilmesi yolunu seçmesi gerekir. Bunun yerine nafakanın tamamen kaldırılması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy